Transforming Transportation: Küresel Hedeflerden Yerel Eylemlere*

Geçtiğimiz yıl, iklim değişimi, sürdürülebilir kalkınma ve yol güvenliği gibi kritik konularda önemli küresel taahhütlere şahitlik ettik. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin kabulunden, Brasilia Yol Güvenliği Deklarasyonu’na ve COP 21 zirvesinde varılan anlaşmaya, bu taahhütler — Dünya Bankası’nın 2020’ye kadar iklim değişimi alanındaki bütçesini üçte biri oranında arttırmayı kabul etmesi de dahil olmak üzere — gelecek 15 yıl için net uluslararası hedefler sunuyor.

Ancak, bu küresel hedefleri verimli hareketler ve dünyanın farklı yerlerindeki insanlar için somut faydaya çevirmek büyük bir emek gerektiriyor.  Farklı süreçlerin ve girişimlerin küresel, bölgesel, ulusal ve yerel seviyelerde aynı doğrultuda olmaları ve uygulamalardan sorumlu ulusal ve yerel yetkililerin desteği gerekiyor.

Çözüm olarak Ulaşım

Ulaşım, sadece iklim ve sürdürülebilirlik ile olan bağları nedeniyle değil, çözümün de büyük bir parçası olduğu bu taahhütlerin kalbinde yer alıyor.

Her şeyin normal olduğu bir senaryoda, enerji kaynaklı sera gazı salınımlarının toplam salınıma oranının 2050’ye kadar %23’ten %33’e yükselmesi bekleniyor. Yine 2050’ye kadar özel araçlar sayısının üç katına çıkarak iki milyar üstünde bir sayıya ulaşacağı, ağır vasıtalar ile gerçekleştirilen nakliyelinin iki katına çıkacağı ve hava ulaşımının kendini dört katına varacağı öngörülüyor.

Ayrıca, %90’ı düşük gelirli ülkelerde olmak üzere, karayollarında yılda 1.25 milyon hayatını kaybediyor.

Buna rağmen, karayollarından; demir ve deniz yollarına, metrolara, banliyö trenlerine ve kent içi otobüslere doğru yapılabilecek kapsamlı bir yönelme ile şehir merkezlerinde oldukça geniş bir etki yaratılabilir. Toplu taşıma; sera gazı salınımlarını ve enerji kullanımlarını düşürür, sıkışıklılık ve kirliliği azaltır, yolları daha güvenli hale getirir ve ihtiyacı olan kesimlerin mal ve hizmetlere ulaşımını kolaylaştırır.

Örneğin, Mexico City’nin Metrobüs sistemi günde 150.000 kişisel araç yolculuğunun yanında, yılda 122.000 ton CO2 salımını ve şehrin sakinlerinin diğer kirletici maddelerle etkileşmesini engelliyor. Sistemin Linha 4 hattı, WRI Ross Sürdürülebilir Şehirler Merkezi ve FIA Vakfı arasında kurulan yeni bir partnerliğin hedefi olan; yayaların, bisikletlerin, arabaların ve otobüslerin aynı yolda rahatlıkla ve güvenle yolculuk edinmesi amaçlayan bir “tam cadde” projesinin bir parçası.

Hindistan’ın yeni verimli demiryolları Yeni Delhi, Mumbai ve Kolkata’nın finansal bölgelerini bir araya bağlıyor. Yeni hatlar, 178 yüksek güçlü elektrik lokomatif ve 10.000 vagon ile 2042’ye kadar 67 milyon ton CO2 salınımının azaltılmasına katkı sağlayacak.

Benzer şekilde, iklim değişiminin getirdiği sonuçlara uyum sağlayabilen esnek ulaşım yöntemlerine yatırım yaparak, hareketlilik ve bağlılık arttırabilir. Doğal afetlerde ise bu yeni yöntemler uyum sağlayarak afetlerin etkilerini minimize edebilir.

15488170498_394f564d18_o

Taahhütleri Etkilemek

2015 içerisinde ulaşım konusunda ciddi taahhütler verildi. COP 21 Paris Antlaşmasına ek olarak ülkeler ulusal iklim planlarını ve önerilerini sundular. Bu önerilerin %61’inden fazlası, ulaşım kaynaklı gaz salınımların azaltılmasına yönelikti. Kasım 2015’te yayınlanan Brasilia Yol Güvenliği Deklarasyonu, uluslararası toplumun Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 3.6′ya —2020’ye kadar karayollarında yaşanan kaza kaynaklı ölümleri yarı yarıya azaltmayı amaçlayan madde — olan bağlılığını gösterdi.

Şimdi görev, bu taahhütleri yerine getirmek için ulaşım topluluğunda.

İlk aşamada, kısa sürede uygulanabilinecek iki farklı eylem akla geliyor. Birincisi, küresel taahhütlerin; yerel, bölgesel ve sektörel seviyelerdeki diğer girişimlerle birlikte çalışmasının sağlanması. Örneğin, Lima-Paris Eylem Ajandası (LPAA) tarafından COP çatısı altında ulusal taahhütler içeren 15 farklı bağımsız girişim başlatıldı. Önümüzdeki Mayıs Washington DC’de gerçekleşecek olan İklim Eylem Zirvesi, ulaşım camiasını bir araya getirme konusunda etkili olacak.

İkincisi, ulusal seviyelerde verilen taahhütlerin gerçekleşmelerini takip edecek birleşik bir çerçeve oluşturmak. Bu çerçeve, bu yıl içerisinde BM Habitat tarafından düzenlenecek olan Habitat III zirvesi için momentum yaratmada önemli bir adım olacaktır.

Aslında, bu eylemlerin çoğu şehirlerde gerçekleşerek küresel hedefler yerel somut çözümlere dönüşecek. Bu yüzden ulaşım camiası, yerel otoritelere, şehir planlamacılara ve diğer kent içi paydaşlara yardım etmeye odaklanarak, onların ulusal hedeflere ulaşmalarına yardımcı olmalı.

Transforming Transportation

Transforming Transportation 2016 bu hedefleri hayata geçirme noktasında önemli bir rol oynayacak. 14-15 Ocak tarihlerinde Washington DC’de gerçekleşecek konferans, canlı yayınlarla dünyanın farklı yerlerinden yerel ve ulusal hükümet temsilcilerini, uluslararası finansal ve araştırma enstitülerini, sivil toplumu ve ulaşım camiasının temsilcilerini ulaşım, sürdürebilir kalkınma ve şehir başlıklarını tartışmak için bir araya getirecek.

Konferans, ulaşım sektörün ve şehirlerin sürdürebilir kalkınma politikalarını uygularken karşılaşabilecekleri zorluklar ve fırsatlar üzerine odaklanacak. Küresel hedefleri detaylı ve yatırıma değer projelere dönüştürme konusunda en yenilikçi ve pratik yöntemlerin aranacağı toplantı, değişik ulaşım türleri ve sektörler arasında ortak çalışmayı arttırmayı hedefliyor.

Sürdürülebilir ulaşım türlerine geçişte bizleri uzun bir yol bekliyor. Umarız ki, tartışmalarda bizlere katılır ve ulaşımı sürdürülebilir büyüme için bir motora çevirme konusunda yardım edersiniz.

*Tunç Ekin Yavuz’un Türkçe’ye çevirdiği ve Holger Dalkmann ile Pierre Guislain’in birlikte kaleme aldığı “Transforming Transportation: From Global Targets to Local Action” başlıklı yazının orijinaline TheCityFix.com’dan ulaşabilirsiniz.